67 okunma

Tehdit Suçu: Ne Zaman Suç Oluşur, Cezası Nedir?

Birçok kişi, öfke anında söylenen her sözün tehdit suçu oluşturduğunu düşünür. “Seni mahvederim” cümlesi kavga sırasında söylendiğinde suç mudur? Peki ya WhatsApp’tan gönderilen “görüşeceğiz” mesajı? Gerçek şu ki, tehdit suçunun oluşması için kanunun aradığı belirli unsurların bir arada bulunması gerekir ve her korkutucu söz otomatik olarak suç sayılmaz. Ancak 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile nitelikli tehdit suçunun ceza üst sınırı artırılmış olup kanun koyucu bu suç tipini artık çok daha ciddi ele almaktadır.

TCK 106: Tehdit Suçunun Yapısı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 106. maddesi, tehdit suçunu üç ayrı fıkrada düzenler. Suçla korunan hukuki değer, kişilerin iç huzuru ve sükûnunun yanı sıra karar verme ve hareket etme özgürlüğüdür. Tehdit bir “tehlike suçu”dur — yani sözün söylenmesiyle mağdurun huzurunun bozulması yeterlidir; fiili bir saldırının gerçekleşmesi gerekmez.

Tehdit Türü Madde Ceza Soruşturma
Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit TCK 106/1 c.1 6 ay – 2 yıl hapis (kadına karşı alt sınır 9 ay) Resen (şikâyete bağlı değil)
Malvarlığına yönelik veya sair kötülük tehdidi TCK 106/1 c.2 2 ay – 6 ay hapis veya adli para cezası Şikâyete bağlı (6 ay süre)
Nitelikli tehdit (silahla, birden fazla kişiyle, örgüt gücüyle vb.) TCK 106/2 2 – 7 yıl hapis (7550 s.K. ile üst sınır 5’ten 7 yıla çıktı) Resen

Kadına karşı tehdit: 7406 sayılı Kanun (27.05.2022) ile eklenen düzenlemeye göre, tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu düzenleme, kadına yönelik şiddetle mücadele politikasının ceza hukukundaki yansımalarından biridir.

Basit Tehdit ile Nitelikli Tehdit: Çizgi Nerede?

TCK 106/1’de düzenlenen basit tehdidin iki görünümü vardır. Birincisi, mağdurun veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle yapılan tehdittir — “Seni öldüreceğim”, “Seni yaşatmayacağım” gibi ifadeler bu kapsamda değerlendirilir ve resen soruşturulur. İkincisi, malvarlığına yönelik tehditlerdir — “Arabanı yakarım”, “Dükkânını başına yıkarım” gibi ifadeler bu kategoriye girer ve mağdurun 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Malvarlığına yönelik tehdit aynı zamanda uzlaşma kapsamındadır.

Nitelikli tehdit halleri cezayı önemli ölçüde artırır. 7550 sayılı Kanun ile birlikte nitelikli tehdidin ceza aralığı 2 yıldan 7 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Nitelikli hallerin sınırlı sayıda (numerus clausus) olarak sayıldığı TCK 106/2’deki durumlar şunlardır:

Silahla tehdit (TCK 106/2-a): Ateşli silah, kesici-delici alet veya saldırıya elverişli diğer araçlarla işlenen tehdit. Yargıtay içtihatlarına göre, silahın mağdura gösterilmesi şarttır; sadece silahtan sözlü olarak bahsedilmesi nitelikli hali oluşturmaz. Aynı şekilde, mağdurun olay yerinde bulunmadığı durumlarda salt silah teşhir edilmiş olması da nitelikli hal için yeterli sayılmamaktadır. Adana’da silahla tehdit dosyaları özellikle Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde yoğunluk göstermekte olup bu davalarda silahın gerçek mi yoksa kurusıkı mı olduğu ayrımı mahkemeler tarafından titizlikle incelenir. Kurusıkı silahla tehdit de nitelikli hal kapsamında değerlendirilebilir; zira önemli olan silahın mağdurda yaratacağı korku etkisidir.

Kimlik gizleyerek tehdit (TCK 106/2-b): Failin kendini tanınmayacak bir hale koyması, imzasız mektup veya özel işaretler kullanması halinde uygulanır.

Birden fazla kişiyle birlikte tehdit (TCK 106/2-c): Grup halinde tehdit etme durumunda mağdurun kendini daha korumasız hissetmesi nedeniyle ceza artırılır.

Suç örgütü gücünden yararlanma (TCK 106/2-d): Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak yapılan tehditler. Failin örgüt üyesi olması şart değildir; örgüt elemanlarını kullanabileceği yönünde mağdurda bir kanaat uyandırması yeterlidir.

Gerçek İçtima: Tehdit + Yaralama veya Mala Zarar Verme (TCK 106/3)

Fail, tehdidinin ciddiliğini vurgulamak amacıyla ayrıca kasten yaralama, kasten öldürme veya mala zarar verme suçunu da işlerse, TCK 106/3 gereğince gerçek içtima uygulanır. Yani fail hem tehdit suçundan hem de işlediği diğer suçtan ayrı ayrı ceza alır. Örneğin “Seni öldüreceğim” deyip mağduru bıçakla yaralayan fail, hem silahla tehditten hem de kasten yaralamadan ayrı ayrı yargılanır.

Tehdit Sayılmayan Durumlar

Her sert söz tehdit değildir. Yargıtay kararlarına göre tehdidin suç oluşturabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması gerekir:

Belirli bir mağdur: Tehdidin muhatabının belirli bir kişi veya kişiler olması gerekir. Soyut, genel ifadeler (“herkesi mahvederim”) tehdit suçu oluşturmaz.

Objektif ciddiyet: Sözlerin, mağdurun kendisini ciddi şekilde tehlikede hissetmesine yol açacak nitelikte olması gerekir. Soyut öfke ifadeleri — “Bir gün pişman olursun”, “Görürsün sen” gibi — genellikle tehdit olarak kabul edilmez. Yargıtay, “Sözün objektif olarak korkutucu olması” kriterini esas almaktadır; öfke hali kastı ortadan kaldırmaz.

Hukuka aykırılık: Hukuki yollara başvurma beyanı tehdit sayılmaz. “Seni mahkemeye vereceğim”, “Avukatımı arayacağım” gibi ifadeler kişinin meşru hakkını aramasıdır. Ancak “Seni mahkemeye veririm, ama ondan önce seni bitiririm” cümlesindeki gibi hukuki yola başvurmanın ötesine geçen ifadeler ayrı değerlendirilir.

Gelecek yönelimlilik: Tehdit, gelecekte gerçekleştirilecek bir kötülüğe ilişkin olmalıdır. Geçmişte yapılmış bir eylemi anlatma (“Geçen sefer de evini bastım”) tehdit değil, farklı suç tiplerini gündeme getirebilir.

Sosyal Medya ve Mesajlaşma Uygulamalarında Tehdit

Dijital ortamda tehdit suçu giderek artan bir sorun haline gelmiştir. WhatsApp mesajları, Instagram DM’leri, X (Twitter) paylaşımları, Telegram, SMS ve e-postalar tehdit suçunun delili olabilir. Yargıtay, dijital iletişim araçlarıyla yapılan tehditleri, yüz yüze yapılan tehditlerle aynı hukuki çerçevede değerlendirmektedir.

Ancak dijital delillerin ispat gücü konusunda önemli nüanslar mevcuttur. Ekran görüntüsü tek başına yeterli delil olmayabilir; mahkemeler genellikle operatör kayıtlarını, IP bilgilerini ve cihaz incelemesini de talep eder. Hesabın ele geçirilmiş (hack’lenmiş) olduğu savunması sıkça ileri sürüldüğünden, dijital delillerin bütünlüğünün korunması kritik önem taşır. Adana Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü bu tür incelemeleri yürütür.

Grup sohbetlerinde yapılan tehditlerde mağdur sayısı kadar suç oluşabilir. Halka açık sosyal medya paylaşımlarında ise zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Aynı mağdura karşı kısa zaman aralıklarıyla, aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla tehdit mesajı gönderilmesi halinde her bir eylem için ayrı ceza verilmez; zincirleme suç (TCK m.43) hükümleri uygulanarak tek ceza artırılır.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Hayata/vücuda yönelik basit tehdit (TCK 106/1 c.1) ve tüm nitelikli tehdit halleri (TCK 106/2) şikâyete bağlı değildir ve uzlaşma kapsamında değildir. Savcılık resen soruşturma başlatır.

Malvarlığına yönelik tehdit (TCK 106/1 c.2) ise şikâyete bağlıdır; mağdur faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmazsa dava açılamaz. Bu tür tehdit aynı zamanda uzlaşma kapsamındadır; taraflar uzlaşırsa dava açılmaz veya açılmış dava düşer.

Tehdit suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

HAGB ve Diğer Ceza İndirimi İmkânları

Basit tehdit suçunda ceza 2 yılın altında kaldığı hallerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanabilir. 7499 sayılı Kanun (8. Yargı Paketi) ile HAGB’de sanığın kabul şartı kaldırılmış ve kararlar aleyhine istinaf kanun yolu açılmıştır. HAGB uygulandığında mahkûmiyet sabıka kaydına işlemez, yalnızca arşiv kaydına alınır.

Hapis cezası 1 yıl ve altında kalmışsa adli para cezasına çevirme, 2 yıl ve altında kalmışsa erteleme değerlendirilebilir. Ancak nitelikli tehdit hallerinde cezanın 2 yılın üzerinde çıkması olağan olduğundan bu imkânlar pratikte daha kısıtlıdır.

Tehdit Suçunda Savunma Stratejileri

Savunmada en sık başvurulan argümanlar şunlardır:

Sözlerin ciddi tehdit niteliği taşımadığı: Mağdurun objektif olarak korkması için gerekli koşulların oluşmadığı, sözlerin öfke anında ve bağlamından kopartılarak değerlendirilmemesi gerektiği ileri sürülür. Ancak Yargıtay, öfke halinin kastı ortadan kaldırmadığını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.

Silahın gösterilmediği iddiası: Nitelikli tehdit dosyalarında, silahın mağdura fiilen gösterilip gösterilmediği belirleyici öneme sahiptir. Silahın sadece sözlü olarak anılması halinde nitelikli hal uygulanmaz.

Dijital delillerin güvenilirliği: Mesaj ekran görüntülerinin manipüle edilmiş olabileceği, hesabın başkası tarafından kullanılmış olabileceği savunması yapılabilir. Bu savunmada cihaz incelemesi ve operatör kayıtları belirleyici rol oynar.

Karşılıklı tehdit: Her iki tarafın da tehdit edici sözler söylediği durumlarda ayrı ayrı soruşturma yürütülür. Taraflardan birinin şikâyetten vazgeçmesi yalnızca kendi dosyasını etkiler; malvarlığına yönelik tehdit dışındaki hallerde savcılık resen devam eder.

Mağdur Ne Yapmalı?

Tehdit mağduru ilk olarak delilleri güvence altına almalıdır: mesaj ekran görüntüleri, ses kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık bilgileri derhal kayıt altına alınmalıdır. Savcılığa veya en yakın polis merkezine başvuru yapılabilir; hayata yönelik ciddi tehdit halinde koruma tedbirleri talep edilebilir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, özellikle aile içi veya eski partner tarafından yapılan tehditlerde aile mahkemesinden koruma kararı alınabilir. Adana’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesindeki Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) bu konuda destek sağlamaktadır.

Adana Barosu‘na bağlı bir ceza avukatından profesyonel destek almak, sürecin doğru yönetilmesi açısından faydalı olacaktır. Ekonomik durumu yetersiz olan mağdurlar Adli Yardım Bürosu aracılığıyla ücretsiz avukat desteği alabilir.