21 okunma

Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu

Zeynep Hanım bir akşam evine döndüğünde kapısının açık olduğunu fark etti. İçeri girdiğinde eski kiracısını oturma odasında buldu. Adam, geride bıraktığı eşyalarını almaya geldiğini söylüyordu. Zeynep Hanım şikâyetçi oldu; savcılık konut dokunulmazlığını ihlal suçundan soruşturma başlattı. Peki eski kiracının “eşyalarımı almaya geldim” savunması onu kurtarabilir mi?

TCK’nın 116. maddesi, bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine veya işyerine rızası dışında giren ya da rıza ile girip çıkmayan kişiyi cezalandırır. Konut dokunulmazlığı, Anayasa tarafından da güvence altına alınan temel haklardan biridir.

Basit konut dokunulmazlığı ihlalinde ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi halinde ceza 1 yıldan 3 yıla kadar çıkar. Silahla, birden fazla kişiyle veya kişinin kendini tanınmayacak hale koyarak girmesi halinde ise nitelikli hal uygulanır.

Zeynep Hanım’ın meselesine dönersek: eski kiracının eşya alma amacıyla gelse bile rıza almadan konuta girmesi suçun oluşması için yeterlidir. Eşya alma ihtiyacı, konuta izinsiz girmeyi meşrulaştırmaz; bunun yerine hukuki yollara başvurması gerekirdi.

Konut kavramı geniş yorumlanır: ev, müstakil daire, bahçe, garaj, balkon, teras hepsi konut dokunulmazlığı kapsamındadır. İşyeri de ayrıca korunur. Ancak herkesin girebileceği açık alanlar — mağazalar, restoranlar — işletme sahibi “giremezsiniz” demediği sürece bu suçun kapsamına girmez.

Adana’da özellikle eski eş veya eski kiracıların konut dokunulmazlığını ihlali sık görülen bir dosya türüdür. Şikâyete bağlı bir suç olduğundan mağdurun 6 ay içinde savcılığa başvurması gerekir. Uzlaşmaya tabi olması nedeniyle birçok dosyada taraflar uzlaşma yoluyla çözüme ulaşır.