17 okunma

Çocuk Kaçırma ve Kaçırtma Suçları

Son yıllarda velayet anlaşmazlıkları nedeniyle çocuk kaçırma vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Özellikle boşanma sürecindeki ebeveynlerin çocuğu diğer ebeveynin yanından alarak saklama girişimleri, ceza hukuku boyutuyla ciddi sonuçlar doğuruyor.

TCK’nın 234. maddesi, velayet yetkisi elinden alınmış olan anne veya babanın ya da üçüncü bir kişinin velayet altındaki çocuğu kaçırmasını veya alıkoymasını suç olarak düzenler. Velayet sahibi olmayan ebeveynin çocuğu kaçırması halinde 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir.

234. maddenin ikinci fıkrası ise çok daha ağır bir durumu düzenler: cebir veya tehdit kullanarak ya da hile ile çocuğun kaçırılması. Bu halde ceza 3 yıldan 7 yıla kadar çıkar. Çocuğun yurt dışına çıkarılması ise uluslararası hukuk boyutunu da devreye sokar; La Haye Sözleşmesi kapsamında iade prosedürü işletilir.

TCK m.235’te düzenlenen “çocuğun kaçırılması ve alıkonulması” suçu ise velayet ilişkisi olmayan üçüncü kişilerin çocuğu kaçırmasını kapsar ve daha ağır cezalar öngörür.

Adana Aile Mahkemeleri’nde boşanma sürecindeki velayet ihtilaflarının bir kısmı ceza dosyasına dönüşmektedir. Çocuğun alıkonulduğunu düşünen ebeveynin derhal savcılığa başvurması ve aynı anda aile mahkemesinden tedbir kararı talep etmesi önemlidir. Adana Barosu’na bağlı avukatlar bu tür çapraz davalarda hem ceza hem aile hukuku boyutunu birlikte yönetebilmektedir.