Avukat Saim İncekaş ile öğrencilik yıllarından mesleğe ilk adımına, müvekkil güveninden hukuk alanında bilgi paylaşımına uzanan bir söyleşi gerçekleştirdik. İncekaş, avukatlıkta karşılaştığı güçlükleri, internet sitesini kurma nedenlerini ve genç meslektaşların eğitimine ilişkin düşüncelerini anlattı.
Editör notu: İlk kez 21 Mayıs 2020’de yayımlanan bu röportaj, anlatım bozukluklarını gidermek amacıyla dil ve akış bakımından düzenlenmiştir. Yanıtlar yeni bir görüşmeye değil, yayımlanmış röportaja dayanmaktadır. Ziyaretçi sayısı ve künye bilgileri röportajın yayımlandığı döneme aittir.

Öğrencilik yılları ve avukatlığı seçme süreci
Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Öğrencilik yıllarınız nasıl geçti?
Lise eğitimimin ardından öğrenimime devam etmek için İstanbul’a gittim. Ticaret ve insan ilişkilerine duyduğum ilgi nedeniyle öğrencilik yıllarımda çeşitli işlerde çalıştım. Cankurtaranlık, barmenlik ve dans eğitmenliği yaptım; gitar dersleri verdim. Küçük işletmelere pazarlama ve yazılım altyapısı konularında destek sundum. SQL, PHP ve web teknolojileriyle ilgilendim.
Bütün bunları yaparken eğitimimi aksatmamaya özen gösterdim. Hukuk fakültesini dönem kaybetmeden tamamladım.
Avukat olmaya nasıl karar verdiniz?
Hukuk fakültesinin üçüncü sınıfına kadar avukat olmayı düşünmüyordum. O dönemde adalet anlayışımla avukatlık mesleğini bağdaştırmakta zorlanıyordum. Üçüncü sınıfta aldığım ceza usulü ve hukuk felsefesi dersleri, mesleğe bakışımı değiştirdi. Avukat olmam gerektiğine karar verdim ve bu kararı uyguladım. Seçimimden pişman değilim.
Mesleğin ilk yılları: Güven kazanmak ve hukuku uygulamak
Avukatlığa başlarken beklentileriniz nelerdi? İlk yıllarda hangi güçlüklerle karşılaştınız?
İlk beklentilerim oldukça yüksekti. Büromu açtığımda işlerin kendiliğinden geleceğini düşünüyordum. Fakat öyle olmadı. Görüştüğüm kişiler, mesleğe yeni başlamış bir avukata haklarını emanet etme konusunda tereddüt ediyordu. O dönemde görüştüğüm on kişiden birinin vekâletini almak bile kolay değildi.
Zamanla avukatlığın bir güven mesleği olduğunu daha iyi anladım. Kendime şu soruyu sordum: Ben müvekkil olsaydım, haklarımı savunması için bu genç avukata vekâlet verir miydim? Bu soruyla birlikte karşımdaki kişinin kaygılarını anlamaya ve meseleye onun açısından bakmaya çalıştım.
Ekonomik güçlüklerin yanında, en çok zorlandığım konulardan biri somut olayla soyut hukuk kurallarını ilişkilendirmekti. Kuralı bilmek ile onu bir dosyada doğru biçimde uygulamak arasındaki farkı mesleğin içinde gördüm. Bunun zaman ve çalışma gerektirdiğini öğrendim. Temel hukuk kitaplarını ve Yargıtay yayınlarını düzenli olarak okudum. Mesleki gelişimime katkı sunan kıdemli meslektaşlarıma da minnet duyuyorum.
Hukuki bilgiyi paylaşma düşüncesi
İnternet sitenizi kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Bu düşüncenin arkasında, mesleki bilgiye ulaşırken yaşadığım bir güçlük var. Bir davayla ilgili olarak, aynı tür dosyalarla ilgilenmiş bir meslektaşımdan Yargıtay kararı istemiştim. Ancak çeşitli gerekçelerle o kararı benimle paylaşmadı. Bu deneyim, hukuki bilgi ve mesleki tecrübenin daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini düşünmeme yol açtı.
Bilgilerimizi kendimize saklamayalım, bizden sonra gelen meslektaşlarımız da bu birikimden yararlanabilsin istedim. Genç bir avukatın tek başına yıllar içinde edineceği deneyimin, meslektaş dayanışmasıyla daha kısa sürede aktarılabileceğine inanıyorum.
Bilgi her seferinde sıfırdan başlamaz; önceki birikimlerin üzerine eklenerek gelişir. Kıdemli avukatların deneyimlerini paylaşması, genç meslektaşların aynı güçlükleri tekrar tekrar yaşamasını azaltabilir. İnternet sitesini kurarken beni harekete geçiren düşünce buydu.

İnternet sitesinin gelişimi ve meslektaş dayanışması
Sitenin bu kadar ilgi göreceğini bekliyor muydunuz? Gelişimini neye bağlıyorsunuz?
İlk kurduğumda bu kadar büyüyeceğini düşünmemiştim. Kendime, bilgi ve deneyimlerimi özellikle genç meslektaşlarımla paylaşma sözü verdim. Türk hukukunun ve avukatlık mesleğinin gelişimine küçük de olsa bir katkı sunmak istiyordum.
Bu amaçla meslektaşlarımın sorularına yanıt bulmaya ve çözüm üretmeye zaman ayırdım. Bazen sabah dokuzdan akşam geç saatlere kadar çalıştım. Bu süreç yalnızca başkalarına katkı sağlamakla kalmadı; kendi bilgilerimi tazelememe ve siteye katkıda bulunan meslektaşlarımdan yeni şeyler öğrenmeme de yardımcı oldu.
Röportajın yapıldığı dönemde sitenin günlük tekil ziyaretçi sayısı 15.000’i geçmişti. Gördüğü ilgide hukuki bilgi paylaşımına odaklanmanın, sorulara kısa sürede yanıt bulma çabasının ve karşılıklı saygının etkili olduğunu düşünüyorum.
Avukatlık eğitimi ve çözüm üretme sorumluluğu
Meslektaşlarla kurduğunuz iletişim, avukatların ihtiyaçları hakkında size ne gösterdi?
Mesleğin sorunlarını dile getirmek kadar çözüm üretmenin de önemli olduğunu düşünüyorum. Avukatın, karşılaştığı güçlükler karşısında çözüm yolları araması ve bunları somut önerilere dönüştürmesi gerekir. Barolar ve Türkiye Barolar Birliği temsil görevlerini yerine getirirken, biz avukatların da mesleğin gelişimine katkıda bulunma sorumluluğu var.
Genç avukatların eğitiminde en çok hangi konuya önem veriyorsunuz?
Hukuk fakültesinde başlayan eğitimin niteliği çok önemli. Bununla birlikte, teorik bilginin mesleki uygulamayla desteklenmesi gerekiyor. Stajyer sayısının artması, eğitim olanaklarının ve deneyimini aktarabilecek meslektaş sayısının da yeterli olmasını gerektiriyor.
Avukatlıkta usta-çırak ilişkisinin önemli bir yeri var. Somut dosyalar üzerinde çalışmak, deneyimli bir meslektaşın yaklaşımını görmek ve sorulara birlikte yanıt aramak, bilginin kalıcı hâle gelmesini sağlıyor. Mesleki deneyimi yeni kuşaklara aktarabilmek, üzerinde daha fazla durmamız gereken konulardan biri.

Röportajın yayımlandığı dönemdeki künye bilgileri
- Adı: Avukat Saim İncekaş
- Baro: Adana Barosu
- Röportajda belirtilen çalışma alanları: Aile ve boşanma hukuku, ceza hukuku
- 2020’de belirtilen adres: Ziya Algan İş Merkezi, Kat 5, Seyhan, Adana
- İnternet sitesi: Avukat Saim İncekaş’ın internet sitesi